Your browser version is outdated. We recommend that you update your browser to the latest version.

İbrahim Karavelioğlu

23 Haziran ·

Bir Niğdeli benden birinin evini sordu, hayırdır asker arkadaşın mı dedim. Asker arkadaşım değil dolandırıldım dedi. Nasıl yani sorusuna, başından geçeni anlattı.

Elma bahçeme bir müşteri geldi, birlikte bahçemi gezerken, yere düşmüş bir elmayı yerden aldı üzerine sürerek parlattı, sonra ağacın altına koydu.

Neden yemedin diye sordum, ben bunun hesabını veremem dedi.

Helal olsun lütfen elmayı ye dedim, ancak benim bu elmaya hiç emeğim geçmedi, bu nedenle helal olmaz dedi elmayı yemedi. 
Sonrasın da köye geldik, ezan okundu tüccar herkesten önce abdestini aldı camiye girdi.

Sonuçta tüm köylü bahçesini bu tüccara sattı, böyle tüccar zor bulunur dedik elma bahçelerimizi sattık, hiç para almadan da verenler oldu. Paramızı alamadık bu yüzden 300 km geldim Tüccarı arıyorum dedi.

Bunun adı dinle aldatmaktır. Siyasette de yaşanıyor. Yaşar Nuri Öztürk'ün mekânı cennet olsun, bu konular da bizi aydınlattı.